İçeriğe geç

Ön yargı kalıp yargı nedir ?

Ön Yargı ve Kalıp Yargı Nedir? Küresel ve Yerel Açıdan Bir Değerlendirme

Hepimiz zaman zaman birine karşı olumsuz bir düşünceye sahip olmuşuzdur, ya da bir olay hakkında daha önce duyduğumuz bir hikayeye dayalı olarak hemen bir sonuca varmışızdır. Bunu yaparken aslında hepimiz, farkında olmadan birer “ön yargı” ya da “kalıp yargı” oluşturmuş oluruz. Peki, bu iki kavram nedir? Küresel ve yerel düzeyde nasıl şekillenirler ve toplumsal yapımızda ne gibi etkiler yaratırlar? Bursa’da yaşayan biri olarak, Türkiye ve dünya arasındaki farklılıkları gözlemlemek, bu kavramları anlamama yardımcı oluyor. Gelin, bu kavramları hem yerel hem de küresel açıdan birlikte ele alalım.

Ön Yargı ve Kalıp Yargı Nedir?

Ön yargı, bir insan ya da olay hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan, sadece duyduğumuz ya da gördüğümüz şeylere dayanarak oluşturduğumuz olumsuz ya da olumlu yargılardır. Bu yargılar, çoğunlukla duygusal, irrasyonel ve yüzeysel olur. Örneğin, birinin kıyafetini gördüğümüzde, onlarla ilgili hemen bir fikir oluşturabiliriz. Ancak bu fikir, genellikle ne kadar doğru olduğuyla ilgilenmez, sadece dış görünüşe dayalıdır.

Kalıp yargı ise, gruplara ya da bireylere karşı belli başlı inanç ve klişelere dayalı düşünceler oluşturulmasıdır. Bu yargılar, genellikle geçmişteki deneyimler ya da toplumdaki yaygın önyargılara dayalıdır. “Kadınlar çok duygusal olur”, “Yabancılar Türkleri sevmez” gibi ifadeler, kalıp yargılara örnek verilebilir. Yani bir kişiyi veya grubu tanımadan, sadece bir gruba ait olduğu için yargılama yapmaktır.

Türkiye’de Ön Yargı ve Kalıp Yargılar

Bursa’da yaşayan biri olarak, burada sıkça karşılaştığım en belirgin kalıp yargılardan biri, Anadolu şehirlerinde yetişmiş insanların daha kapalı fikirli olduğu yönündeki önyargıdır. Kişisel olarak, çok sayıda farklı yerden insanla tanışıp, hem şehir içi hem de şehirlerarası yolculuklar yaptığım için bu düşüncenin çok dar bir perspektiften bakıldığını fark ettim. Bursa’dan gelen birinin, İstanbul’dan ya da Ankara’dan gelen birinden “daha kapalı” olduğu düşüncesi, genellikle sadece dışarıdan bakıldığında doğru olabilir. Ama bu düşünceyi sorguladıkça, herkesin farklı bir dünyası ve deneyimi olduğunu görüyorsunuz.

Özellikle Türkiye’de, kadınlar, yaşlılar, göçmenler ve LGBT+ bireyler gibi gruplar üzerine yapılan kalıp yargılar oldukça yaygındır. Bir kadının dışarıda çalışması, “erkek işidir” şeklinde algılanabiliyor ya da göçmenlere karşı “onlar buraya uyum sağlayamaz” gibi kalıp yargılar rahatlıkla duyulabiliyor. Bunu görmek, her zaman rahatsız edici olsa da, ne yazık ki toplumumuzda çok sık karşılaşılan bir durum.

Küresel Perspektifte Ön Yargı ve Kalıp Yargı

Dünyanın farklı köşelerinde de benzer kalıp yargılarla karşılaşmak mümkün. Ancak, bu yargıların nasıl şekillendiği, her ülkenin kültürel geçmişine ve toplumsal yapısına göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin, Batı ülkelerinde son yıllarda, özellikle medya sayesinde, çok kültürlülük ve ırkçılık karşıtlığı üzerine yoğun bir mücadele verilmesine rağmen, hala göçmenlere karşı birçok önyargı bulunabiliyor. “Afrikalı göçmenler suç işlemekten başka bir şey yapmaz” gibi kalıp yargılar, özellikle Fransa gibi ülkelere dair çokça duyulmuş bir önyargıdır.

Amerika’da ise ırkçılıkla ilgili çokça tartışılan bir diğer konu, siyahi bireylerin toplumda genellikle suçla ilişkilendirilmesidir. Özellikle siyahi erkeklerin suçlu olarak algılanması, polisle ilişkilerde ciddi sorunlara yol açmıştır. Bu tür kalıp yargılar, sadece toplumsal yapıyı bozmakla kalmaz, aynı zamanda bireylerin psikolojik sağlığını da olumsuz etkiler.

Kültürel Farklılıklar: Ön Yargı ve Kalıp Yargı Nasıl Değişiyor?

Farklı kültürler arasında, aynı kavramların farklı şekillerde algılandığını görebiliyoruz. Mesela, bir Avrupa ülkesinde “kadınların iş hayatında erkeklerle eşit olabilmesi” konusu oldukça çok tartışılırken, bazı Asya ülkelerinde bu hala tabu olabilir. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımı son yıllarda artmış olsa da, hâlâ kadınların evde kalması gerektiğine dair kalıp yargılar bulunuyor. Bu durum, özellikle kırsal kesimlerde daha belirginken, büyük şehirlerdeki bireyler daha açık fikirli olabiliyor.

Bir başka örnek olarak, Kuzey Avrupa ülkelerinde, özellikle İsveç ve Danimarka’da çok kültürlülük üzerine ciddi adımlar atılmışken, bazı Doğu Avrupa ülkelerinde hâlâ göçmenlere karşı olumsuz yargılar bulunmaktadır. Bu da gösteriyor ki, ön yargı ve kalıp yargıların evrensel olmasına rağmen, her toplumda şekli değişir.

Sonuç: Ön Yargı ve Kalıp Yargılardan Nasıl Kurtulabiliriz?

Ön yargı ve kalıp yargılarla ilgili en önemli şey, bu düşüncelerle mücadele etmenin bir süreç olduğunun farkına varmak. Bu düşünceler toplumsal yapıya yerleşmiş olsa da, her birey bu kalıp yargılara karşı çıkabilir. Eğitim, farkındalık ve empati, bu tür önyargıları kırmanın en etkili yollarıdır. Küresel bir dünya vatandaşları olarak, başkalarının farklılıklarını anlamaya çalışarak, kalıp yargılardan uzak durmamız gerektiğini unutmamalıyız.

Bursa’dan, Türkiye’nin dört bir yanına, hatta dünyanın farklı köşelerine kadar, her insanın kendine özgü bir hikayesi vardır. Bunu anlamak ve yargılamadan önce, daha fazla dinlemek, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için atılacak ilk adımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
ilbetvdcasino girişvdcasino güncel girişhttps://www.betexper.xyz/betci.cobetci girişhiltonbet güncel giriş